2021 CFDA Moda Ödülleri’nden en iddialı kırmızı halı görünümleri

Afiyet alanında çığır açan yöntemler hastalara umut olmaya devam ediyor. Pandemi döneminde halk müziği hastanelere gitmeye çekiniyor. Yürek ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Ertan Sağbaş vatandaşlara “Hastaneye gelmekten korkmayın” çağrısı yaptı. Tüm sıhhat çalışanlarının iki doz Biontech aşısı olduğunu ve hastanelerin koronavirüse karşısında bütün tedbirleri aldığını ifade eden Sağbaş, “Biontech aşısı iki doz yapıldığında şüphesiz bulaşı da hastalığı da önlüyor. O neden hastalar rahatlıkla hastaneye gidip gelebilirler. Hastaneler şu an şayet de en güvenli yerlerden biri” dedi.

‘AŞI, KALBİ VİRÜSTEN KORUYOR’

Aşıların ve virüsün kalbe etkisinin kamuoyunda aylarca tartışıldığına dikkat çeken Sağbaş, “İnsanlar kalp adalesinde iltihaba yol açıyor diye aşıya karşısında mesafeli davrandılar. Yapılan çalışmalar, Amerikan Hastalık Koruma ve Tedavi Kurumu ’nun araştırması var. 20-30 yaş arası gençlerde insidens artsa da bunlar 100 binde bir, hatta Avrupa İlaç Ajansı milyonda bir olarak açıkladı. Baktığımızda koronavirüsün kendisinin kalp adalesi iltihabına yol açması çok çok daha artı. O nedenle aşıdan korkarken yürek konusunda daha büyük sorunlara yakalanma durumu laf konusu.

Kovid-19 geçirenlerin yaşayabileceği 5 önemli kalp sorunu İlgili Haber Kovid-19 geçirenlerin yaşayabileceği 5 manâlı yürek sorunu

Aşılar bu konuda son derece tehlikesiz. Yürek adalesi iltihabı konusunda bu dek korkacak, aşı yaptırmayacak dek riskli bir şart söz konusu yok. Aşı olmuş, bir ay daha sonra kalp krizi geçirmiş. Bu daha fazla üst üste gelme hali.  Koroner atardamar hastalığı, aterosklerotik yürek hastalığı ölümlerin yüzde 40 ’ını oluşturuyor. Koroner damarlarda plakların oluşması ise tek bir nedenle olmaz. Çoğu faktörün bir araya gelmesiyle oluyor. En büyük neden, ırsiyet, genetik yatkınlığın olması. Kromozomlarla anne ve babadan o kişiye geçmesi. Şeker Hastalığı, hipertansiyon, atıl yaşantı, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı gibi birçok etken bu hastalığa sebep olabiliyor. Bu plakların bir kısmı darlık oluşturmakla birlikte akımı çok etkilemiyorlar, ama koronada bu plakların daha çok yırtıldığı görülmüş” diye konuştu.

BAYPASTA MİNİMAL İNVAZİV YÖNTEMİ

Teknolojik gelişmelerin tıp alanında çığır açan uygulamaları geliştirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Ertan Sağbaş, “Artık kalp ameliyatlarını minik kesi ile yapabiliyoruz. Teknolojik gelişmeler ister istemez tıbba da yansıyor. Ben neredeyse 30 yıldır yürek cerrahisi ile uğraşıyorum. Yurt dıştan da çalıştım ve bu alandaki gelişmeleri gözlemliyorum. Minimal invaziv alana alaka arttı. Özellikle son zamanlarda ayrıca ülkemiz ayrıca de Avrupa bu konuda çok ileri gitti. Bilhassa robotik cerrahi Da Vinci robot sistemi ile yapılan ameliyatlarda şu an maksimum sayısı Türkiye ’de. Biz yalnızca robotla yok videoterokoskopik olarak da minimal invaziv ameliyatlar yapıyoruz” dedi.

Kalp cerrahisinde çığır açan yöntem Açık operasyondan daha avantajlı

Minimal invaziv yönteminin ve robotik cerrahinin çok fazla avantajı olduğunu bildiren Sağbaş, “Azıcık açmak gerekirse soldan küçük kesi ile girip robotla göğüs damarıNI çıkarıp baypass yapabiliyoruz. Sağ taraftan yeniden minik kesi ile girip videoterokoskopik olarak bilhassa mitral kapak tamiri, değişimi, yürek tümörü çıkarılması, ritim düzensizliği ameliyatları ve kalp deliğinin kapatılması ameliyatlarını da minimal invaziv olarak yapıyoruz. Sonradan orta hattan yine 5 cm’lik kesi ile aort kapağının değişimini yapıyoruz. Görüldüğü gibi ufak kesi ile geniş yelpazede çok sayıda operasyon yapabiliyoruz. Teknolojik gelişmeler baştan sona bu bölge daha da güvenli hale geldi. Sonuçları da gayet başarılı. Biz ekip olarak bu işlere ilk 1998 yılında başladık. 2002 yılında da ilk kapak değişimi, kapak tamiri ameliyatlarına başladık. 2004 yılında da robotik cerrahi ile koroner baypass ameliyatı ve mitral kapak tamiri ameliyatlarına başladık. Hâlâ devam ediyoruz. Hastalardan da çok talep var. Kamuoyunda da bundan böyle bir bilinç oluştu” diye konuştu.

‘HASTALARIMIZ GÜVENİYOR, İLGİ GÖSTERİYOR’

Prof. Dr. Ertan Sağbaş hastaların durumlarında artı risk gördüklerinde operasyonu yapmadıklarını belirtirken, “Minimal invazivin klinik kullanıma girmesi için açık ile benzer sonucu vermeli, tehlike olarak da onun değin olmalı. tehlike olarak fazlaysa ve hastanın durumunu tehlikeye sokuyorsa zaten onu yapmıyoruz. Açık ameliyatlarda risk ne kadarsa robotik cerrahide, videoterokoskopik minimal invazivde de tehlike az daha aynı. Fazla ayrım olmuyor. Oysa örneğin yürek kapağını daha iyi görüyoruz. Çünkü robotun başına oturduğumuzda 10 kat daha artı büyütüyor. Kamerayı ilerlettiğinizde oradaki kalp içi yapıları görebiliyorsunuz. Bu tabii menfaat sağlıyor. Azıcık öğrenme zamanı uzun” dedi.

Kalp hastaları koronavirüsün etkilerini daha uzun süre hissediyor İlgili Haber Kalp hastaları koronavirüsün etkilerini daha uzun zaman hissediyor

Keza vatandaşları erken teşhis konusunda uyaran Sağbaş, “Koroner damar hastalığı sinsi bir hastalıktır. Hiçbir semptom vermeden karşınıza çıkabilir. Erken tanı fazla manâlı. O nedenle kontrollerinizi, check-up işlemlerinizi aksatmayın. Bir nefret edilen şey oluştu pandemiyle birlikte, sonra aşı çıkınca bir rahatlama oldu lakin hâlâ hastalar hastaneye ulaşmak istemiyorlar” diye ekledi.

 

SMM Panel PDF Kitap indir