Ağız kokusu kanser belirtisi olabilir!

 

Kalça ekleminin; leğen kemiğinin üstünde yer alan dairesel ve derin bir yuva ile top şeklindeki uyluk kemiğinin üst ucunun oluşturduğu bir eklem olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Gökhan Peker, kalça eklemi ve diz kireçlenmeleri hakkında uyarılarda bulundu.

Eklem kıkırdağına dikkat edilmeli 

Kalça ekleminin etrafındaki kaslı bağlar ve adalelerle desteklendiğini dile getiren Op. Dr. Peker, “Kalça ekleminin dairesel yapısı, eklemin her yönde hareket etmesine izin verir. Eklem yüzleri öteki oynar eklemlerde olduğu gibi Hyalin kıkırdak dokusu ile örtülüdür. Bu kıkırdak doku epeyce kaygan ve pürüzsüz bir yapıda olup, eklem hareketlerinde büyük rahat sağlar. Eklem kıkırdağı büyük oranda eklem sıvısından beslenir. En olumsuz özelliği ise, kendisini onarım ve tamir potansiyelinin çok eksik olmasıdır” şeklinde konuştu.

Kalça eklemi hareketleri sınırlanabilir 

Eklemi yüzlerini örten kıkırdak dokusunun bazen meçhul nedenlerle (primer koksartroz) ara sıra de başka hastalıklar veya anatomik bozukluklar (sekonder koksartroz) sebebiyle bozulduğunu vurgulayan Op. Dr. Peker, “Bu deformasyon sonucu kıkırdak dokusu keza kalınlığını hem de fonksiyonunu kaybeder. Kıkırdaktaki deformasyon önce çatlamalar ve liflenmeler şeklinde başlar. Eklem sıvısı bu çatlaklardan kıkırdağın altındaki kemik dokusuna geçerek kistler oluşturur. Kıkırdağın altındaki kemik kalınlaşarak sertleşir (skleroz). Zamanla eklemin çevresinde yeni kemik oluşumları meydana gelir (osteofit). Bu şekilde ekleme yansıyan tartma beden kadar azaltılmaya çalışılmaktadır. Hastalık ilerledikçe kıkırdak adamakıllı incelir, eklem aralığı daralır ve kalça eklemi hareketleri sınırlanır” açıklamasında bulundu.

Ağırılar gün geçtikçe artabilir 

Ilk Olarak kasıkta ve kalçanın emrindeki tarafında hissedilen ağrının, ilerleyen dönemlerde şiddetini artırarak dizin iç tarafına da yayıldığının altını çizen Op. Dr. Peker “Önceleri uzun süreli yürüyüş veya ayakta kalma sonucu ortaya meydana çıkan sancı, rahatsızlık ilerledikçe daha sık ve uzun süreli hissedilir. İstirahat esnasına dahi sızı devam eder ve hareketlerle artar” dedi.

Travmalar sebep olabilir 

Op. Dr. Peker, kalça eklemi kireçlenmesine niçin olan bazı hastalıklarla ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Doğumsal kalça çıkığı, kalça eklemindeki açılı bozukluklar, çocukluk çağında geçirilen kalça eklemi kıkırdağının bozulmasına neden olan Perthes hastalığı, bazı kan hastalıkları (orak gözenekli olan anemi gibi), alkolizm, dalgıçlarda görülen vurgun hastalığı, travmalar, kalça eklemi kırık ve çıkıkları, uzun süreli ilaç kullanımı (bilhassa kortizon taşıyan ilaçlar).”

Op. Dr. Peker, daha sık görülen primer koksartrozda ise nedenin bilinemediğini vurguladı.

Cerrahi yöntem tedaviler arasında 

Başlangıç döneminde sızı kesicilerin, kıkırdağı koruyan veya iyileşmesine tesir edebilen destekleyici ilaçların, kilo kontrolü ya da hasta kilolu ise zayıflamanın, meslek ve jurnal yaşamının tekrar düzenlenmesinin ağrının ve hastalığın ilerlemesini denetim etmede yararlı olduğunun altını çizen Op. Dr. Peker, “İlerleyen dönemlerde hastaya bir baston veya koltuk değneği ile kalçasına gelen yükü azaltması önerilmektedir. Hastalığın ilerlediği dönemde belirlenmiş çare cerrahi yöntemlerle olmaktadır. Kalça eklemi kireçlenmesi ya da kıkırdak dokusunun erimesinin tedavisinde, günümüzde en etkin ve yaygın usul kalça artroplasti ameliyatlarıdır. Bu yöntemde bozulmuş olan kalça eklemi bütün bütün çıkarılarak yerine yedek takılır. Bu suni eklem hastanın özelliklerine ve hekimin tercihine kadar seramik, polietilen ve metal parçalardan oluşur. Seramik protezler genç hastalarda daha sık uygulanır ve uzun ömürlüdürler” ifadelerini kullandı.

Gerekli durumlarda gençlerde de uygulanabilir 

Kalça artroplasti ameliyatlarının çoğunlukla ileri yaşlarda yapıldığını ifade eden Op. Dr. Peker, “Fakat genç hastalarda yerine koyma ameliyatı yapılamayacağı anlamına gelmemektedir. Genç yaşta şiddetli kalça eklemi kireçlenmesi, kalça kırığı, avasküler nekroz gibi hastalıklarda da ameliyatlar büyük yarar sağlamaktadır. Ameliyat sonrası 1. gün hastalar genellikle ayağa kaldırılıp yürütülmektedir” dedi.

Diz kireçlenmesine eklem sıvısı azalabilir

Kalça eklemine aynı şekilde diz eklemi yüzlerini örten kıkırdak dokusu bozulduğunda dizde de kireçlenmenin başlayabileceğini belirten Op. Dr. Peker, “Bu bozulma sonucu diz eklemi keza kalınlığını hem de fonksiyonunu kaybeder. Eklem sıvısı azalır. Rahatsızlık ilerledikçe kıkırdak adamakıllı incelir, eklem aralığı daralır ve diz eklemi hareketleri sınırlanır. Dizi katlamada sızı ve zorlanma başlar. Yürürken dizden ses gelir ve gece de uykudan uyandıracak şekilde sancı yapabilir. 

Başlangıçta kilo kontrolü ve sancı kesiciler faydalı olabilir 

Başlangıç döneminde sancı kesiciler, kilo kontrolü, meslek ve jurnal yaşamın baştan düzenlenmesi ağrının ve hastalığın ilerlemesini teftiş etmede faydalı olmaktadır. İlerleyen dönemlerde bir koltuk değneği ile mısra gelen yükün azaltılması önerilmektedir. Diz içi ekleme iğne tedavileri uygulanabilir. Bütün bu yöntemlerle iyileşme olmayan hastalara ise diz protezi ameliyatı önerilir” diye konuştu.

Diz protezi uygulanabilir 

Op. Dr. Peker, diz kireçlenmesinde protez tedavi yöntemleri ile ilgili şunları söyledi:

“Diz protezi diz ekleminde kireçlenmeleri olan, diz ağrıları sebebiyle yol yürüme, merdiven çıkma, namaz kılma gibi jurnal aktivitelerini yapmada güçlük yaşayan hastalarda uygulanan tedavi yöntemlerinden biridir. Kireçlenme nedeniyle ileri derecede kıkırdak aşınması olan hastalarda istirahat, ilaç, fizik tedavi, kilo verme, baston kullanma ve diz eklemi içine iğne enjeksiyonları gibi çare yöntemlerinden sonuç alınamayan hastalarda diz protezi uygulaması kaçınılmaz ışık halkası gelir. Çoğunlukla ileri yaşlarda uygulanmakla birlikte romatoid artrit, osteonekroz, septik artrit gibi hastalıklar sebebiyle erken yaşlarda ileri derecede eklem harabiyeti olan kişilere de uygulanabilir.”

Operasyon sıradan 1-1.5 saat sürebilir 

Diz protezinin diz eklemini yaratıcı kemiklerin diz eklemine bakan aşınmış ve harap olmuş yüzeylerinin çıkarılarak, yerine protezin parçalarının yerleştirilmesi yöntemi olduğunu söyleyen Op. Dr. Peker, “Ameliyat genelde belden iğne uygulanması şeklinde yapılan spinal-epidural duyumsuzlaşma ya da genel duyu yitimi yöntemleri ile yapılır. İşlem sıradan 1-1.5 saat değin sürer. Ameliyattan sonra hasta servis yatağına alınır. Ertesi gün pansumanı değiştirilir ve hasta yürütülür. Epidural duyumsuzlaşma doğruca birincil yürüme işlemi genelde ağrısızdır. Sıradan 3-4 gün hastanede kalan hasta genel durumuna göre taburcu edilir. Her üç günde bir defa elde etmek üzere pansumana takriben 2 hafta devam edilir. Hasta bu dönemin sonunda bakımlı bir şekilde yürüyebilir, merdiven inip çıkabilir ve ağrı hissetmez. Yerinde yaşam tarzı, büyüyen çağdaş tasarımlar ve yerinde cerrahi teknik ile günümüzde protezlerin ömrü uzamıştır” diyerek sözlerini noktaladı.   

Yorum yapın