Araştırma sonuçları tehlikeye işaret ediyor! Uykusuzluk, kabus, aşırı kaygı…

                                       .

.

Kişinin fazla korktuğu, tehlikeli bulduğu, büyük bir kayıp yaşadığı ya da şahitlik ettiği şok edici belli başlı olaylardan sonra görülen travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), ciddi bir rahatsızlık olarak görülüyor. TSSB çoğunlukla “uykusuzluk, kabus görme, olayla ilgili anıların can sıkıcı biçimde sık hatırlanması, sürekli diken üzerinde kavrama, basit irkilme, çabuk ve aşırı küplere binme, gelecekle ilgili plan yapamama, yabancılaşma, yaşanan travmayı hatırlatan durumlarda sıkıntılı olma ve bu durumdan kaçınma” belirtileri ile kendini gösteriyor.

Araştırma sonuçları tehlikeye işaret ediyor Uykusuzluk, kabus, aşırı kaygı...

Bir Takım kişilerde travma ardından görülen belirtiler birkaç hafta içerisinde kendiliğinden kaybolurken bazılarında aylarca hatta yıllardan beri sürebiliyor. Kovid-19 hastalığını atlatanların, ağır geçirenlerin, yakın bir tanıdığının sürecine tanıklık edenlerin ya da kayıp yaşayanların travma sonrası stres bozukluğu açısından daha tehlikeli olabileceğine uyarı çeken Meysenaz Koser, şöyle devam ediyor:

Araştırma sonuçları tehlikeye işaret ediyor Uykusuzluk, kabus, aşırı kaygı...

“Önemli bir hastalığa yakalanmak, ölüm korkusuyla bağlantılıdır ve bu durumun kişilerde ağır bir travmatik etki bırakabileceği bilinmektedir. Hepimiz bu sürecin içerisindeyiz fakat her birimizin travmatik olarak etkilenmesi bambaşka yönlerden ve öbür şiddette olabilir.

Özellikle, Travma Sonrası Gerginlik Bozukluğu olarak adlandırılan ve bireylere önemli ruhsal sıkıntılar yaşatan rahatsızlığın, ne olduğunu bilmeli ve muhtemel durumda psikiyatrik ve psikolojik tedbir ve tedaviye tartı vermeliyiz.”

Duygudurum bozukluğunuz varsa...

Duygudurum bozukluğunuz varsa…

İnsanların içinde bulunduğu içsel-dışsal etmenlere kadar dalgalanma belirten ruhsal süreçlerin “duygudurum” olarak tanımlandığını açıklayan Bilirkişi Psikolog Meysenaz Koser, “Duygudurum bozukluğu, bir kişinin uzun süreli fazla coşkunluk (mani), aşırı üzgünlük (bunalım) ya da her ikisini pat diye (bipolar yani iki uçlu) deneyimlediği bir bozukluktur” diye konuşuyor.

Araştırma sonuçları tehlikeye işaret ediyor Uykusuzluk, kabus, aşırı kaygı...

Değişen her ruh hali ise bir bozukluk işareti olmayabiliyor. Olaylara bağlı olarak ruh halinin değişmesinin olağan olduğunu kaydeden Meysenaz Koser, “Duygudurum bozukluğu teşhisi konması için semptomların birkaç hafta ya da daha uzun süre mevcut olması gerekir. Yapılan dağıtılmış araştırmalardan alınan sonuçlara kadar toplumsal düzeyde nefret uyandıran durumlar gibi salgın rahatsızlık kategorisinde bulunan Kovid-19, depresif bozukluk ve bipolar bozukluğu tetiklemiş ve yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır” diyor.

Duygudurum bozukluğu olan şahısların pandemi döneminde dikkat etmesi gereken durumlar hakkında veri veren Meysenaz Koser, şu önerilerde bulunuyor: “Dinç uyku alışkanlıkları, duygudurum bozukluklarının tedavisi için ilaçlar dek tartı taşır. Psikiyatri hekiminiz ile bağlantı halinde kalın. Günlük yaşamınızı ahenkli ve planlı hale getirin. Sosyal mesafe yok, fiziksel mesafenizi koruyun.

Araştırma sonuçları tehlikeye işaret ediyor Uykusuzluk, kabus, aşırı kaygı...

Kaygılarınızı denetim edebileceğinizi bilin. Kendinizi tedirgin, gergin, kaygılı ya da üzgün hissettiğinizde bunu hemencecik içinde bulunduğunuz şart ya da koşullarla ilişkilendirmeyin, o esnada aklınızdan geçen düşüncelere dikkat edin. Her düşündüğünüzün dürüst olmadığını unutmayın.”

Her durumda en kötü senaryoyu düşünüyorsanız

Her durumda en fena senaryoyu düşünüyorsanız!

Yaygın anksiyete bozukluğu olan kişiler ise açıklanmış bir duruma ast olmayan aralıksız ve fazla bir endişe durumu yaşıyor. Aşırı endişenin, kişinin jurnal yaşamını olumsuz yönde etkilediğini ve rutin hayat etkinliklerini sürdürmesini engellediğini açıklayan Meysenaz Koser, “Yaygın anksiyete bozukluğu olan kişiler her şart için gerçekleşmesi en kötü senaryoyu düşünürler. Her şey kendi denetimlerinin dışındadır, iyi bir olasılık ya da geriye doğru dönüş olası değildir.

Araştırma sonuçları tehlikeye işaret ediyor Uykusuzluk, kabus, aşırı kaygı...

Yaygın anksiyete bozukluğunda aşırı endişe ve endişe genel olarak zaten sıhhat ile ilgili iken pandemi dönemi ile bu koşul mevcut çözümsüzlük, sıkıntı ve endişeyi ikiye katlamış oldu. Belirsizliklerle dolu olan Kovid-19 sağlıklı kişilerde bile negatif senaryolar üretmek için zemin hazırlamışken psikolojik sorunu olan kişileri günlük hayatlarından hep uzaklaştırmış oldu” diyor.

Araştırma sonuçları tehlikeye işaret ediyor Uykusuzluk, kabus, aşırı kaygı...

Kovid-19 hastalarında nefessiz kalma, iyileşememe kaygısı ve vefat korkusu gibi nedenlerle anksiyete görülme oranının arttığını bildiren Meysenaz Koser, virüsün bulaşmadığı kişilerde de hastalığa yakalanma ya da gelecek kaygısının baş gösterdiğini kaydediyor.

Araştırma sonuçları tehlikeye işaret ediyor Uykusuzluk, kabus, aşırı kaygı...

Yaygın anskiyete bozukluğu tedavisinde ilaç, bilişssel davranışçı terapiler, gevşeme egzersizleri gibi yöntemlerin kullanıldığını söyleyen Meysenaz Koser, psikoterapi yöntemleri ile kaygıyla başa çıkma becerilerinin kazanılmasının hedeflendiğini dile getiriyor.

Yorum yapın