Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yavuz’dan Norovirüs uyarısı

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yavuz, ishal ve kusma ile ortaya çıkan Norovirüs hastalığının da tıpatıp Covid gibi şipşak bulaşabildiğine uyarı çekerek “Salgın yapabilir” dedi. İstanbul’da aşırı kalabalıkların oluşmaya başladığına da sinyâl eden Prof. Dr. Yavuz, bunun da Covid dahil öyle fazla virüs hastalığı için besi yeri ortamı oluşturduğuna dikkat çekti.

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yavuz’dan Norovirüs uyarısı

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Afiyet Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, okulların açılmasıyla görülme sıklığı çoğalan Norovirüs hakkında uyarılarda bulundu. Norovirüs’ün dünyadaki ishalli hastalıkların en sık nedeni olduğuna uyarı çeken Prof. Dr. Yavuz, bu enfeksiyonun da kolaylıkla salgınlara yol açabileceğini söyleyerek “Norovirüs salgın yapabilir. Çünkü fazla basit bulaşabilir. Kovid gibi kapalı ortamlarda, yakın temasta bulaşma riski artar. Süratli yayılır. Mesela sınıfta bir çocuk kustuğunda o sırada çevreye yayılan partiküllerden bile diğer çocuklara bulaşabilir. Fazla fazla basit yayılabilen bir virüs” dedi.

“İSHAL VEYA KUSMA VARSA ÇOCUK OKULA GÖNDERİLMEMELİ”

Hekimlerin gerçekte Norovirüs’e fazla alışkın olduğunu okullar her açıldığında kalabalık ortamlar olduğu vakit genel olarak yaygınlaştığını da söyleyen Prof. Dr. Yavuz, Kovid pandemisinden sonra ailelerde artan “Çocuğum Kovid mi oldu?” endişeyle ilgili de “Genellikle ishal ve kusma yapar. Alev çok gördüğümüz bir tablo değildir. Sınıfta 5-10-15 kişi, kısa bir süre içinde hastalanabilir. Buradan da anlarız Norovirüs olduğunu. Evde kalıp istikrarsız ve elektrolit replasmanı yeterli olur. Başka bir tedaviye gereklilik duyulmaz. Fakat çok kusuyorsa çocuk, ağızdan beslenemiyorsa olur ya damar yolundan desteklemek gerekebilir. Kovid’le karıştırılmamalı Norovirüs. Her ne değin Kovid de ishalle seyretse de bazen, genelde solunum yolu semptomları da eşlik eder. Alev olur. Burun akıntısı, boğaz ağrısı, Norovirüs’te bunları öyle görmeyiz. Solunumsal semptomlarla, tat koku kaybı vs. beraber ishal varsa ola ki Kovid yönünde düşünülebilir. Okula yeni başlayan çocukların velileri olur ya endişeli olabilir fakat eski veliler Norovirüs’ü biliyor fiilen. Fakat geçen sene çocuklar hiç okula gitmediği için, unutuldu birazcık. Bunun için de olur ya kaygılar fazla. Endişe etmeye gerek yok lakin hasta olan çocukların muhakkak okula gönderilmemesi lüzumlu. Ayrıca Kovid hem de diğer viral enfeksiyonların yayılmasında en kritik nokta bu gerçekten” diye konuştu.

AŞILANMA YÜZDE 80 OLANA KADAR ÖNLEMLERE DEVAM

İstanbul’un son durumuyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Yavuz, şunları söyledi:

“Trafik afet doğrusu. Bu demektir ki İstanbul fazla topluluk bundan böyle. Herkes döndü. Dolayısıyla her türlü viral rahatsızlık için bir besi yeri ortamı oluştu. Kovid aşıları ölümden ve ağır hastalıktan korunmada fazla çok etkin. Aşı olanlar fazla daha nadiren ölüyorken şimdi aşı olmayanlar ölüyor, bunu bundan böyle rahatlıkla söyleyebiliriz. Sağlık Bakanlığı verileri de bu yönde. Kontrollü, sosyal yaşama devam etmek zorundayız. Herkes aşısını olacak lakin aşı olanlar da dahil olmak üzere kapalı ortamlarda ve yakın temasta muhakkak maske çıkarılmayacak, fazla sayıda insanla görüşülmeyecek. Aşılanma oranımız yüzde 80’lere ulaşana kadar kontrollü sosyal yaşama uyumaya devam etmek zorundayız. Aşı sırası gelen de çocuklar da dahil hemencecik olmalı.”

“İSRAİL ÖNLEMLERİ ERKEN BIRAKTIĞI İÇİN BU DURUMDA”

Toplumsal aşılamada yüzde 80’lere ulaşmadan kontrollü sosyal yaşamı bırakmanın İsrail’deki gibi sonuçlara yol açabileceğine de değinen Prof. Dr. Yavuz, uyarılarını şöyle sürdürdü:

“Kontrollü devam etmezsek, aşı yüzde 90 korusa bile, koruyamadığı yüzde 10’luk grup aşılı olduğu için birden yüzlerce insanla görüşmeye başladığı süre, enfekte olduğunda tüm topluma tez yayılıyor hastalık. Aşılanmış elde etmek tutum değiştirdiği için, aşılanmışların içinde hastalananlar düşük oranda bile olsa çok daha fazla insana bağlantı ederek bulaşların artmasına yol açabiliyorlar. Aşıda hedeflenen noktalara ulaşana kadar denetim önlemlerine sürdürmek zorundayız böylece. İsrail’de mesela, önlemlere yeterince uyarı edilmedi, aşısızlar ve aşının etkisi geçenlerde olgu sayıları çabuk arttı.”

KAPANMA OLMAYACAK REHAVETİNE KAPILMAK İÇİN ERKEN

Bilim Kurulu Üyesi Yavuz, Türkiye’deki gibi toplumda enfeksiyon çoksa okullarda da enfeksiyon oranlarının artacağını vurgulayarak “bir daha kapanma olmayacak” rehavetine kapılmak için erken olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yavuz, “Önlemlerle batmış bir kış geçirmeliyiz. Okulları açık yetişmek gerekiyorsa, gerekirse toplumu kapatmalıyız. Çünkü okullar şu an çok kayda değer. En büyük zararı onlar fark etti bu pandemide. Kapanma açısından en kritik nokta hastanelerde dolacak mı? şu anda böylece bir doluluk değil” dedi.

“TESTE GİDENLERDE AZALMA VAR”

Aşılanmaya rağmen vefat sayılarının daha fazla olduğu yönündeki tartışmalara da değinen Prof. Dr. Yavuz, sözlerini şöyle noktaladı:

“Daha eksik deneme yaptırıyoruz gibi geliyor. Aşılananlar hastalığı çok hafif geçirdiği için şayet daha eksik teste gidiyor. Yeniden insanların bir kısmı da karantinadan çekindiği için teste gitmek istemiyor. Böyle bir cereyan gözlemliyorum ben. Alfa pikini hatırlarsanız 60 binlere çıkmıştı vaka sayıları. İngiltere’de Delta pikinde yeniden benzer yüksek olgu sayıları çıktı ancak onlar bizden fazla daha yüksek aşılama oranlarına sahip olduğu halde. Bizim (vakaların daha düşük olup vefat sayılarının daha pozitif görünmesi) deneme yapma stratejimizle de ilgili. Semptomatik olanlara deneme yapıyoruz. Dolayısıyla asemptomatik geçirenlerin teste gitmediğini düşünüyorum. Bu da vaka sayısı ve ölüm sayılarındaki pay ve paydayı değiştiriyor. Ölüm oranlarının daha yüksek görünmesine yol açıyor gibi. Bu bir varsayım natürel, benim tahminim yalnızca. üstelik Delta varyantta mortalitenin daha yüksek olduğu ile ilgili veriler de var ama bu da demin varsayım, belli kanıtlanmış değil şimdi.”

DHA

Yorum yapın