Böbrek kanserine dikkat! Erkeklerde 2 kat daha fazla görülüyor

Atıkları kandan temizleyerek idrarı oluşturma görevi yer alan böbrekler, omurganın her iki tarafında bulunuyor. Yumruk büyüklüğünde ve fasulye şeklinde olan bu organlarda meydana gelen kanserler hiç de küçümsenmeyecek oranda görülüyor. Bütün kanser türlerinin takriben yüzde 2.5 ’unu böbrek kanseri oluşturuyor. Dahası erkeklerde iki kat daha pozitif görülüyor.

Böbrek kanserine dikkat Erkeklerde 2 kat daha fazla görülüyor

Risk faktörlerine dikkat!

Böbrek kanserinin nedenleri kesinkes bilinmese de bazı risk faktörleri olduğu biliniyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sofikerim bu faktörleri şöyle sıralıyor;

İleri Yaş: Yaşın ilerlemesi, tek başına önemli bir tehlike faktörü. Birçok böbrek kanseri 50 yaş ve üzeri hasta grubunda ortaya çıkıyor.
Sigara: Çalışmalar 10 sene sigara içiminin böbrek kanseri riskini yüzde 6 artırdığını, eğer içicilik 10-20 yıla uzanıyorsa, tehlike oranının yüzde 45 ’e yükseldiğini gösteriyor.
Obezite: Fazla kilo veya obezite insülün, östrojen gibi hormonların artışına neden olabiliyor. Bu büyüme kolestrol metabolizmasında ve bağışıklık sisteminde bir takım değişikliklere neden olduğundan, böbrek kanseri oluşumunda da rol oynayabilir.
Yüksek tansiyon: Bazı tıbbi araştırmalarda, yüksek kan basıncı hastalarında 2-3 kat pozitif böbrek kanseri geliştiği görülüyor. Yüksek tansiyona yan olarak artan hücresel hipoksinin ve kronik inflamasyonun kanserin gelişimini tetiklediği bildirilmektedir.
Böbrek yetmezliği: Böbrek fonksiyonlarındaki azalma, kayda değer bir risk faktörüdür.
Kalıtsal özellikler: 1. Derece yakınlarında; anne babada, kız ya da erkek kardeşlerinde böbrek kanseri olması, riski yükseltiyor.
Radyasyona maruz kalma: Çare nedeniyle radyasyon tedavisi görülmesi veya başka nedenlerle sık radyasyonla karşılaşılması durumunda böbrek kanseri riski artıyor.
Toksik madde: Mesleki nedenle badana, akü, pabuç atıkları gibi maddelere sürekli maruz kalındığında böbrek kanseri görülme oranı artıyor.

Böbrek kanserine dikkat Erkeklerde 2 kat daha fazla görülüyor

İlk evrelerde belirti vermiyor!

Böbrek kanseri ilk evrelerde genelde bulgu vermiyor. Ancak idrarda koyu kırmızı ya da kahverengiye yakın kan görülmesi, bitkinlik, halsizlik, ani gelişen ve geçmeyen bel ağrısı, sırtta geçmeyen sancı, sebebi bilinmeyen kilo kaybı, iştahsızlık ve yüksek alev gibi belirtiler böbrek kanserini akla getiren şikayetler aralarında yer alıyor. Hastalığın tanısında kan ve idrar testlerinin yol gösterici olabildiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, “Ultrasonografi, BT ya da MR gibi görüntüleme teknikleri ile böbrekteki bitki örtüsü ya da anormal dokular araştırılabilir. Biyopsi işlemi de tanıda kullanılan bir öteki yöntem” diyor.

Evresine göre çare farklılaşıyor

Kanserin evresi ve hastanın genel durumuna tarafından böbrek kanseri ameliyatına karar verildiğini açıklayan Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, tedavi yöntemlerine dair şöyle konuşuyor:

“Kanser diğer organlara sıçramadıysa genel olarak cerrahi yöntemler birincil akla gelen tedavi yoludur. Cerrahi için uygunsuz kimi hastalarda radyofrekans, ablasyon, kriyoterapi gibi yöntemlerle tümörün değil edilmesi de mümkün olabiliyor. Metastazları yer alan hastalarda kanserli dokuları kasıt bölge kimi ilaçlar ve kemoterapiler kullanılabiliyor. Daha ileri hastalıklarda ise hastanın yaşam kalitesinin artması ve semptomlarının gerilemesi adına radyoterapi ve renal atardamar embolizasyonu adı bahşedilen işlemler yapılabiliyor.”

Yorum yapın