Cildinizde bu belirtiler varsa kalp rahatsızlığına dikkat!

Sağlıklı ve genç kemiklerin kuvvetli kolajen liflerine bağlı mineraller ve başlıca da kalsiyum tuzlarından oluşan bir yapısı bulunuyor. Yaşlanmayla birlikte bu yapının gücünü kaybederek zayıflıyor ve dayanıksızlaşıyor. Osteoporoz kemik yoğunluğundaki aşırı düşüş sebebiyle kemiklerin fazla daha kırılgan bir yapıya dönüşmesi anlamına geliyor. Kemik erimesi olarak aşina osteoporozda kemiklerin içlerinde boşluklar oluşarak yoğunlukları azalıyor, bu da kırılmaya ve çatlamaya meyilli ayla gelmelerine neden oluyor.

Osteoporozun risk faktörlerinin başında cinsiyetin geldiğini gösteren Op. Dr. Burçin Karakuş Hatipoğlu, şunları söylüyor: ‘ ’50 yaşın üstündeki her üç kadından birinde ve her beş erkeğin birinde osteoporoz görülür. Kadınlar yaşam boyu kemik kütlelerinin %40-50 ’sini, erkekler ise %20-30 ’unu kaybederler. Beyaz ya da Asya kökenli, sarışın mavi gözlü, ince ciltli, minyon tipli olma, ailede Osteoporoz öyküsü bulunanlar, geç veya yamalı adet görme, erken menopoz, gıda durumu, fazla içki, kahve ve tuzlu tüketimi, sigara kullanımı tehlike faktörleri arasındadır. Tanısı kemik yoğunluğunun ölçülmesi ile konur. Bunun için birçok teknik bulunsa da en fazla kullanılan usul DEXA ’dır. Kliniği kemik direncinin düşmesine ast ortaya meydana çıkan kırıklar ile seyreder. ’ ’

50 yaşın üstündeki her üç kadından birinde görülüyor

Hastalık ileri aşamadaysa hasarın geri döndürülebilmesi büyük ölçüde muhtemel değildir

Op. Dr. Hatipoğlu, osteoporozun ilerlemesi durumunda hastalarda omurga içerisinde kırık veya çökmüş bir omurun neden olduğu bel ağrıları, kemiklerin eğrilmesine yan olarak irtifa kısalması, kamburlaşma, çarpık duruş, kolay hareketlerde bile ortaya çıkabilen kırılma ve çatlamalar görüldüğünün altını çiziyor.

Belirtilerin ama osteoporozun ileri seviyelere ulaştığı ve kemik hasarlarının oluşmaya başladığı dönemlerde kendini gösterebilecek semptomlar olduğunu hatırlatan Op. Dr. Burçin Karakuş Hatipoğlu, hastalığın bu aşamaya geldikten sonra kemiklerde oluşan hasarın geri döndürülebilmesinin büyük ölçüde mümkün olmadığa dikkat çekiyor. bu nedenle ileri yaşlardaki bireylerin bu hastalığa yakalanmamak için gerekli yaşam biçimi değişikliklerini uygulamasının önemine vurgu yapan Op. Dr. Hatipoğlu, besin düzenine dikkat etmenin ve düzenli olarak spor yapmanın da gerekliliğini belirtirken menopoz sonrası dönemdeki kadınların hekimlerinin önereceği aralıklar ile kemik yoğunluğuna ilişkin tarama testlerini yaptırmasını gerektiğini hatırlatıyor.

Yorum yapın