Çocuklara bilinçsiz vitamin kullandırılmamalı!

Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, bununla beraber Argivit Bilirkişi Kurulu’nda yer alan Prof. Dr. Arıca, vitamin ve mineral desteğinin ara sıra çocukluktan itibaren gerekebildiğini, bilhassa mevsim geçişlerinde vitamin ihtiyaçlarının kesin hastalıkları önlenmede önemli olduğunu açıklama etti. 

Vitaminlerin yardım şeklinde alınabildiği gibi bir takım bitki ve meyvelerden de sağlanabildiklerini andıran Arıca, özellikle A, B12, C, D vitaminleri ile demir, çinko ve diğer eser elementlerin bulunduğu vitaminlerin önemine dikkati çekti.

A vitamininin kulak enfeksiyonlarına karşı manâlı olduğunu gösteren Arıca, bu enfeksiyon çare edilse de A vitamini yetersiz olduğunda tedavinin yetersiz kalabildiğini, çocuklarda A vitamini eksikliğinde kulak enfeksiyonlarına sık sık rastlanabildiğini aktardı.

Prof. Dr. Arıca, B12 vitamininin ise çocukluk çağında motivasyon ve beyin gücünü artırmak açısından manâlı olduğunu, bu vitamin eksik olan çocuklarda öğrenme ve konsantrasyon güçlüğü yaşandığını kaydetti. Arıca, C vitamininin de özellikle mevsim geçişlerinde ve yeni herif koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde bağışıklık sistemi için öneminden bahsetti.

D vitaminine de değinen Arıca, okulların açıldığı ve kış mevsiminin başladığı bu dönemde kapalı ortamlarda daha çok süre geçirildiğini ve güneşten yeterince faydalanılamadığını dile getirdi. Vefik Arıca, 2 yaşa dek, 2 yaşından daha sonra da belirtilmiş oran ve ünitelerde hekim tavsiyesiyle D vitamini alınması gerektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Arıca, amino asit olan arjininin de vücudun büyük çoğunluğu kas ünitesinden oluştuğu için önemli olduğunu aktardı. Türkiye’de, her 10 çocuktan 1’inde zirve kısalığı bulunduğuna işaret eden Arıca, “Bu 10 çocuğun 3’te 1’inde de önemli derecede boy kısalığı var. Türkiye’de 18 yaş altı 20 milyon çocuk ve gencimiz var. Sıradan 2 milyon çocuk yükseklik kısalığıyla uğraşıyor. Bunların yaklaşık yüzde 10’u büyüme hormonu eksikliği olduğu için tedavi edebiliyoruz ama 10 kişiden 9’unun nedeni belirlenmiş değil. Bunların büyük çoğunluğunda da arjinin eksikliği, hatta yokluğu var. Çünkü gövde üretemiyor. Arjinin takviyesi çoğaltma çağındaki çocuklarda çok önemli.” diye konuştu.

Fosfatidilserinin de beyin hücrelerinin ve hücrelerin etrafını çevreleyen hücresel zarı yapısının oluşumu için mühim olduğunu bildiren Arıca, otizmli, öğrenme güçlüğü ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda bu vitamin eksikliğinin tespit edildiğini söyledi. Arıca, doktor kontrolünde verilen fosfatidilserin takviyesiyle öğrenme güçlüğü ve otizm sıklığında azalma beklendiğini dile getirdi.

Vitaminler, hekim ve eczacıya danışılmadan ezbere alınmamalı

Prof. Dr. Vefik Arıca, özellikle salgın döneminde doktor kontrolü dışarıda ve eczacıya danışılmadan alınan, merdiven altı, etkinliği kanıtlanmamış vitaminlerin bazı sıkıntılar yarattığını belirtti.

Özellikle yağda eriyen A, D, E ve K vitamininin artı alınması halinde ciddi sıkıntılar yaşanabileceğine dikkati çeken Arıca, şu bilgileri verdi:

“A vitamini artı alındığında görmeyle ilgili sıkıntılar oluşabiliyor. D vitamini fazla alındığında kalsiyum fazlalığı, böbrekte taş ve baş ağrısı yapabiliyor. C vitaminini günlük almamız gereken dozdan yüksek aldığımızda, ilerleyen dönemlerde kanser vakalarında çoğaltma olduğunu bilimsel olarak biliyoruz. K vitamini pozitif alındığında yağda birikiyor ve pıhtılaşma sorunlarına yol açıyor. böylece, vitaminleri hekime ve eczacıya danışmadan, ezbere almamalıyız.

Bilinçsiz vitamin tüketiminde esas problem çocuklar. Aileler, hiç kimseye sormadan, ezberden bir şekilde vitamin alabiliyor. Bizim için kayda değer olan, çocuk önce doktor muayenesinden geçecek, gerekli tetkikler yapılacak. Hangi vitamin eksikliği varsa onun takviyesinin yapılması gerekiyor. Aileye de bundan daha sonra atama düşüyor. Düzenli kullanımını ve belirli saat aralığında alımını sağlaması, muhakkak noktalarda çocuğa müdahale etmesi, sonra tekrar hekim kontrolünde bunu kesmesi gerekiyor.”

Vefik Arıca, çocuklarda bilinçsiz vitamin kullanımında karşılaşılabilecek sorunları şöyle sıraladı:

“Bilinçsiz kullanımda, etkinliği kanıtlanmamış bir vitamin şurubu, bilhassa multivitamin kullanımı varsa vücudumuzda eksik olan vitamini tamamlamamış, boşuna ilaç kullanmış oluruz. Bu boşuna başvuru formu birtakım sıkıntılar çıkarabilir. Çocuğun beyin gelişiminde bıkkınlık varsa onlar gelişmeyecek. Demir eksikliği varsa, demiri kullanamıyorsak, ilerleyen dönemlerde öğrenme güçlükleri, otizm, IQ’da gerilikler oluşabilir.”

Arıca, böylece, uygun zamanda, yerinde yerde, etkinliği kanıtlanmış ilaçların kullanılmasını önererek, yerli ve milli ilaç sanayine de katkı maddesi karşılamak için Türkiye’de üretilen ilaçların seçim edilebileceğini kaydetti.

İnternetten alınan vitaminlerde sitenin kurumsallığına da uyarı edilmeli

Vitaminlerde sahte ve gerçek ürünün nasıl ayırt edilebileceğine de değinen Arıca, “Uygun Olmayan sitelerde uygunsuz vitaminler, herhangi bir yayını olmayan, etkinliği kanıtlanmamış merdiven altı ürünler satılabiliyor. Uyarı etmemiz gerekenler; hekim veya eczacının önermesi gerekiyor. Belirli kurumsal internet siteleri dışındaki yerlerden vitamin ve minerali almamak gerekiyor. Soğuk zincire uyarı etmemiz gerekiyor. Vitaminlerin hangi şartlarda, nasıl saklandığına ve son kullanma tarihine de bakarak uygun vitamine doktor ve eczacı eşliğinde karar devretmek zorundayız.” diye konuştu.

Prof. Dr. Vefik Arıca, özellikle bir takım vitaminlerin bazı zamanlarda kullanılması gerektiğine sinyâl ederek, şunları kaydetti:

“İlk 2 yaşta bebeklerde D vitamini kullanması zorunludur. Demir eksikliği açısından 4 ay ile 1 yaş aralığında demir preparatı kullanılmalıdır. Çoğalma çağındaki çocukta, irtifa uzamasını da istiyorsak, uyumadan 2 saat önce arjinin içeren preparatlar kullanıldığında gece çoğalma hormonu salgılatımını artıracağı için irtifa uzatılması açısından olmazsa olmazımız arjinin. Bununla ilgili fazla önemli yayınlar var. Hatta Türkiye’de yayınlanmış bir makalede gece 250 miligram ile 500 miligram jurnal doz arjinin taşıyan preparat kullandığında 6 ay içinde 3 ile 5 santim artma olduğu saptandı. Bu Türkiye çalışması olduğu için genetik açıdan da önem talep ediyor. Bilhassa çoğalma ve gelişme çağında bir takım vitamin ve mineral destekleri doktor ve eczacıya danışılarak kullanılabilir.”

Vitamin kullanımıyla ilgili kararsızlık yaşamış vatandaşlara seslenen Arıca, “(Her şeyi sebzelerden, meyvelerden, yemeklerden karşılayalım, ne lüzum var vitamine?) diyenler olabilir. Evet, haklı olabilirler. Bir Takım vitaminler, bir takım bitkilerde, sebzelerde, meyvelerde pozitif olabilir fakat o sebzeleri, meyveleri hangi oranda, ne kadar dozda, gece mi gündüz mü kullanacağımızla ilgili önemli veriler değil. Sebze ve meyvemizi ahenkli alalım ama dıştan almamız gereken vitamin varsa ve doktor buna karar veriyorsa çok kararsızlık yaşamayalım. Hekim kontrolünde, uygun dozda, uygun süre aralığında vitamin ve mineral desteği kullanabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Yorum yapın