Hepsine hükmedecek bir çift ayakkabı: Mary Jane platformların yükselişi

Erken dönemde anında hiçbir belirti vermemesi sebebiyle en çok yaşam kaybına neden olan kanser türlerinden biri olan sütun kanseri fiilen düzenli yapılan kolonoskopi taramasıyla önlenebiliyor. Keza kanser oluşsa zeka erken tanı tamamen hastada tamamen iyileşme sağlanabiliyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Oğuz Önder, risk faktörü olmayan şahısların hiçbir yakınması olmasa bile 45 yaşından itibaren her 5-10 yılda bir kolonoskopi yaptırmaları gerektiğini belirterek, “Ailesinde kolon kanseri öyküsü olan şahısların ise tarama programına daha erken yaşlarda başlamaları gerekebiliyor. Yakın akrabalarında sütun kanseri tespit edilen kişiler, akrabasının tanı aldığı yaştan 10 sene çıkartarak kendilerinin kolon kanseri taramasına başlangıç yaşını saptama edebilirler” diyor. 

Aile öyküsü

Aile öyküsü sütun kanserinin risk faktörleri aralarında ilk sıralarda yer alıyor. Kolon kanseri teşhisi konulan hastaların yüzde 20 ’sinde kalıtımsal geçiş laf konusu oluyor. bu nedenle ailesinde kolon kanseri hastası olanlar kendi tarama programları konusunda fazla daha tedbirli olmalılar.

İleri yaş

İleri yaş sütun kanserinin önemli risk faktörleri aralarında yer alıyor. O Kadar ki kolon kanseri tanısı konulan hastaların yüzde 90 ’ından fazlası 40 yaş üstünde oluyor ve bu yaştan itibaren sütun kanserine yakalanma riski her 10 yılda bir ikiye katlanarak artıyor. 

Kolon polipleri

Kolonu örten tabakanın büyüyerek bağırsak kanalına çıkıntı yapması ‘kolon polipleri ’ olarak adlandırılıyor. Yapılan çok sayıda çalışmaya göre; kolon kanserinin yüzde 90-95 ’inden, ilerleyen yaşla birlikte görülme sıklığı gelişen kolon polipleri sorumlu oluyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Oğuz Önder, iyi kalpli tümörler olan poliplerin yüzde 10-20 ’sinin takriben 10 yılda kansere dönüştüğü uyarısında bulunarak, “Çoğunlukla kanserleşmeden önce herhangi bir yakınmaya yol açmadıkları için ‘rahat tehlike ’ olarak adlandırdığımız polipler düzenli yapılan kolonoskopi taramaları bir uçtan bir uca saptama edilip, çıkartılabiliyor. Bu Nedenle kansere dönüşmeleri önlenebiliyor” diyor. 

Liften fakir beslenmek

Hatalı besin alışkanlığı sütun kanseri oluşumunda kayda değer bir risk faktörü. Bilhassa lif yönünden zengin olan sebze ve meyve gibi besinlerin az tüketilmesi kolon kanserine hemen hemen davetiye çıkartıyor. Bol meyve ve sebze taşıyan diyet tamamen kabızlık önleniyor ve sütun hücrelerinin kanserojenlere maruziyeti azalıyor. Bunun yanı sıra yüksek fiberli diyetler bağırsak içindeki faydalı bakterilerin birtakım kimyasallar üretmelerine asistan olarak kanserin gelişme riskini azaltıyor. Dolayısıyla sütun kanserinden korunmak için liften varlıklı besinler sofrada uyumlu olarak yer almalı. 

Mangal alışkanlığı

Uzmanlar her fırsatta mangalda pişen etin kolon kanseri riskini arttırdığı konusunda uyarıda bulunuyorlar. Bunun nedeni ise ateşe aracısız maruz kalan etlerde heterosiklik amin ve polisiklik aromatik hidrokarbon denilen kimyasalların açığa çıkması. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Oğuz Önder, bu kimyasalların kolon kanseri riskini artırdığını hatırlatarak, “böylece etin ateşe minimum 15 cm ’den uzak mesafede olmasına dikkat edilmeli. Ayrıca etin dumanla temas etmesi de kanser riskini arttırıyor” 

Sigara ve alkol 

Yapılan bilimsel incelemeler, sigara ve alkol kullanımının o kadar fazla kanserin yanı sıra kolon kanseri açısından da ciddi bir tehlike faktörü olduğunu ortaya koyuyor. Yapılan bir araştırmada; sigara içenlerin sütun kanserine yakalanma risklerinin içmeyenlere kadar 18 kat daha pozitif olduğu ortaya kondu. Yapılan çok sayıda araştırma da günde 50 ml veya daha artı içki tüketen kişilerde kolon kanserinin hiç içmeyenlerle kıyaslandığında 1.5 kat arttığı tespit edildi. 

Obezite

Çağımızın önemli bir problemi olan obezite öyle çok hastalığın yanı sıra sütun kanseri riskini yüzde 50 oranında yükseltiyor. Obezite, insülin/IGF-1 ve kandaki iltihap hormonlarını arttırarak kanserin gelişmesini kolaylaştırıyor. Keza obezite hastalarında kötü gıda alışkanlığı daha fazla görülüyor.

İşlenmiş et ürünleri

Salam, sucuk, sosis ve pastırma gibi bitmiş et ürünleri kanserojen besinler arasında yer alıyor. Bunların yanı sıra kırmızı et tüketiminde ileri gitmek da bilhassa sütun kanseri riskini artırıyor.

Bazı iltihabi hastalıklar

İltihaplı bağırsak hastalıkları olan ülseratif kolit ve Crohn hastalığı kolon kanseri riskini arttıran etkenlerden. Hastalık tanısından 5 yıl sonra kanser riskindeki yükselme belirgin düzeye ulaşıyor. böylece iltihabın baskılanması ve durdurulması büyük tartma taşıyor. 

Uyuşuk yaşam

Tembel hayat; obezite ve birçok kanserle birlikte sütun kanseri riskini arttırıyor. O Kadar oysa sütun kanseri riski yüzde 30 oranında yükseliyor. Yaşınıza yerinde bir programla haftada 2 gün alıştırma yapmanız, yürek-damar hastalıklarıyla birlikte kanser riskini de azaltıyor. 

Yorum yapın