Her 5 kadından 1’inde görülüyor; hareket kaybına kadar gidebilir

Başparmak kök eklemi kireçlenmesinin en sık görülen eklem hastalığı olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yiğit Erdağ, bu rahatsızlığın 50 yaş üzeri her beş kadından birinde görüldüğünün altını çizdi. Erdağ, hastaların başparmak hareketlerinde azalma ve hareket kaybı gelişebildiğini anlattı.

Başparmak hastalığının eklem ağrısına ve tutukluğuna neden olan ilerleyici bir eklem hastalığı olduğunu söyleyen Emsey Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yiğit Erdağ önemli bilgiler verdi. Hastalığın eklem kıkırdağı ve komşu kemik dokularda bozulma ve aşınma ile ağrılara neden olduğunu söyleyen Op. Dr. Yiğit Erdağ, “Başparmak tabanını etkileyen artrit 50 yaş üzeri her beş kadından birinde görülüyor. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülen hastalığın 40 yaşından sonra görülme ihtimali artırıyor” dedi.

Kadınların iş hayatı ve ev işleri nedeniyle ellerini çok hor kullandıklarını belirten Op. Dr. Yiğit Erdağ, ağrının sıklıkla çimdiklemenin kullanıldığı, kapı ve kilit açma, yazı yazma, kavanoz açma gibi hareketler yapıldığında artabileceğini söyledi. Hastaların çoğu zaman kavrama ve bazen bir şey tutamadığından yakındığını söyleyen Op. Dr. Erdağ, dinlenme anında ve geceleri ağrının tetiklenebileceğini artrit ilerledikçe eklemde görülen ağrının şiddetlenebileceğinin altını çizdi.

“HAREKET KAYBI BAŞLAYABİLİR”

Başparmağın tabanında, başparmağın kendi ekseni etrafında dönmesini, diğer parmakların desteklenmesini sağlayan eklem sayesinde nesnelerin kavrandığını anlatan Op. Dr. Yiğit Erdağ, bu eklemin bozulması nedeniyle el fonksiyonlarında başparmağın kullanılması sırasında ağrı, başparmak kök ekleminde ağrı, tutukluk, şişmeye bağlı şekil bozukluğu ve hareket kısıtlılığı yaşandığını söyledi. Op. Dr. Erdağ şöyle devam etti:

“Bu sebeple hastaların başparmak kök eklem hizasında dışa doğru kemiksi sivrileşme olabilmekte, başparmak hareketlerinde azalma ve hareket kaybı gelişebilmektedir. Hastaların yakınmalarla geldiğinde fizik muayenede başparmak tabanında oluşan hassasiyetle, başparmağı hareket ettirerek eklem içinde kum taneleri varmış hissi veya sürtünme sesi varsa kemiklerin birbirine sürttüğü düşünülür, eklemdeki tıkırtı hissi ile teşhis konulabilmektedir.”

“CERRAHİ GEREKEBİLİR”

İlk aşamada ağrı kontrolü amacıyla buz tatbiki, ilaçlar, ateller ve eklem içi steroid enjeksiyonu ile glukozamin ve PRP uygulamaları yapılabildiğini söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Op. Dr. Yiğit Erdağ, buna rağmen eklem hareket genişliği azalmış, gece ağrıları artmış cerrahi dışı tedavinin yararlı olmadığı hasta grubunda seçilen cerrahi yöntemle eklem içi kıkırdakların temizlenmesi, trapez kemiğin çıkarılarak boşluğun değişik tendon materyalleri ile doldurulmasıyla yüzde 90 düzeyinde başarılı sonuçlar elde etmenin mümkün olabileceğini belirtti. Op. Dr. Erdağ, cerrahi işlem için hastanın gece hastanede yatması gerekmeyebileceğini hastanın genellikle bir ay içinde fizik tedavi programına alınacağını anlattı.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Yorum yapın