Karın bölgesinde hiçbir iz olmadan miyomlardan kurtulmak mümkün

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Berk Burgu, çocuklarda gece yatak ıslatmanın sık yaşanılan bir problem ve tanımında da yaşa ast bir koşul olduğunu söyledi. Burgu, 5 yaşından büyük çocuklarda tekrarlayıcı bir koşul olduğunu belirterek, “asgari 6 ay süreyle tekrarlayan durumda olan gece işemelerine gece yatak ıslatma veya enürezis deniliyor. 6-7 yaşındaki çocukların yüzde 15 ’i gece yatağı ıslatan çocuklardır. Fazla sık görülen bir problemdir. Bu çocukların yüzde 15 ’i kendi kendine bir yıl içerisinde kuru kalıyor yani 6-7 yaşta yüzde 15, ertesi yılda da yüzde 15 azalarak gidiyor. Ergenlikten daha sonra yüzde 1 oranında insidansı var. 100 tane altını kaçıran çocuğun 1 her birine buluğ çağı sonrası altına kaçırmaya devam ediyor. 5 yaşına dek gece yatağını ıslatan çocukları bayağı kabul ediyoruz. Dolayısıyla 3-4 yaşında bir çocuğun gece yatağını ıslatması tıbben bir sorun yok. Tuvalet eğitimi izafi bir şey. Gündüz kuruluğu önce kazanılıyor, sonradan gece kuruluğu kazanılıyor. Tıbben 5 yaştan sonradan gece yatak ıslatma alışılagelmiş kabul edilmiyor” diye konuştu.

‘GECE YATAK ISLATMANIN TEDAVİSİ MÜMKÜN’

Burgu, çocuklarda gece yatak ıslatmanın tedavi edilebilir bir durum olduğunu açıklama ederek, şunları söyledi:

“Gece yatak ıslatmak psikolojik değil, gelişimde bir gecikme olduğunun göstergesidir. Tedaviye öncelikle basit tedbirlerle başlıyoruz. Gece değişken ve tuz alımını kısıtlamak, mutlaka idrarını yapıp uyumasını sağlamak, uykunun ilk 1-2 saati içinde şayet 1 defa kaldırmak başlangıçta kullanılan tedavilerdir. Zaten çoğunlukla bizim gördüğümüz hastalar bunları uygulamış olarak geliyor. Fakat galibiyet oranı yüzde 10-15 gibi yani çok yüksek bir galibiyet sağlayamıyoruz. İdrar miktarını azaltan vücudumuzda normalde olan bir maddenin benzerini vererek tekrar idrar miktarını eksilmek veya mesane doluluğuna karşı uyanma refleksi oluşturan alarm cihazları tedavisi ilk basamak tedavilerdir ve başarı oranları benzerdir. Ailenin tercihine, çocuğun bu rahatsızlıktaki idrar kaçırma sıklığına ve ailenin uyumuna tarafından ikisi de seçim edilebilir” dedi.

Uzmanından altını ıslatan çocuklar için tedavi önerisi İlgili Haber Uzmanından altını ıslatan çocuklar için çare önerisi

‘ÇOCUĞU BU YOLDA MOTİVE ETMEK LAZIM’

Gece yatak ıslatan çocukların cezalandırılmalarının kuşkusuz dürüst olmadığını açıklayan Burgu, “Bu durum koskocoman oranda psikolojik bir nedenden yok, yani çocuk bunu can atarak yapmıyor. Ailesiyle size gelen bir çocuk kesinlikle bundan utanarak, anne-babanın arkasına saklanarak çoğu vakit tetkik odasına giriyor. O yüzden mutsuz olduğu bir konuda çocuğu cezalandırarak bir noktaya varmanız mümkün yok. Mutlaka çocuğun ailesinde anne-baba tarafında ya da her ikisinde de bir yerlerde önceden gece yatağını ıslatan bir aile bireyi olduğunu fakat şu an gece yatağını ıslatmadığını ve bu işin düzeldiğini söylemek ve çocukla haberleşmek lüzumlu. Burada aile size şikâyet eden olarak geliyor lakin sahiden unutmamak lazım ancak buradaki problem, çocuğun yaşadığı büyük bir problem. O yüzden mutlaka bu yolda onu galip gelmek ve motive etmek lazım” diye konuştu.

‘GECE İDRAR KAÇIRAN ÇOCUKLARIN YÜZDE 85 ’İNİN GÜNDÜZ HİÇBİR ŞİKÂYETİ YOK’

Gece yatak ıslatma durumunun ne ailenin ne de çocuğun elinde olan bir şart olduğunu kaydeden Burgu, şunları söyledi:

“Takriben yüzde 85 ’i yani büyük çoğunluğu hiçbir vakit kuru dönemi olmamış, doğduğundan itibaren düzenli olarak yatağını ıslatan yani kuruluğu kazanamamış çocuklar. Dolayısıyla bu grup içinde sahiden bir gelişmenin yavaşlığı var. Böyle bir hasta grubunda katiyen bilinçli üretilmiş, çocuğun can atarak yaptığı bir şart olmadığını, nitekim ailenin de burada bir etkisinin olmadığını yeniden maddeler halinde sıralamak gerekli. Sınırlı bir grup hastada ise, evvelden kazanılmış bir gece kuruluğu olmasının ve ardından 6 ay bir kuruluk, sonradan ikincil her tarafta altına kaçırmalar gördüğümüz yüzde 15 ’lik bir grup var. Bu grupta şayet bir arz psikolojik etkenler olabilir. Aslında biz gece yatak ıslatmaları çoğunlukla izole bir problem olarak görüyoruz. Yani gece idrar kaçıran çocukların yüzde 85 ’inin gündüz hiçbir şikâyeti yok. Okulda veya dışarda tuvaletle ilgili bir problemleri yok. Pantolonlarını ıslatmıyorlar ya da büyük gündüz problemleri yok. Yüzde 15 ’lik az bir grupta ise, tekrar gündüz şikâyetleri de var. İdrar tutma, idrarını öteleme, gündüz kaçırmaları gibi…

5 yaş üstü çocuklarda gece yatak ıslatma normal mi, değil mi

Bu grup hastalardan tuvalet alışkanlığının düzene sokulması yani sizin ayrıca çocuğunuzda hem gece hem gündüz problemleri varsa, gece problemi izole ve tek belirti değilse, o zaman gündüzde tuvalete belirtilen sıklıkla gitmesini karşılamak ya da mesaneyi boşaltmayı rutine bindirmek önemlidir. Onun haricinde çoğunluğu oluşturan sadece gece semptomu olan çocuklarda aileyle ya da çocukla bir ilgisi birçok zaman değil. Gece idrar kaçırmalarının büyük çoğunluğu bir gelişim geriliğidir. Psikolojinin bunda bir etkisi yoktur. Fakat kuruluğu yakalamış lakin sonra gece ıslatmaları ikinci kez başlayan bir grup hastada olur ya psikolojik bazı nedenler olabilir. Gece yatak ıslatma psikolojik bir problem değil.”

‘YAŞAM KALİTESİNİ CİDDİ BOZAN PROBLEMLER YARATIYOR’

Burgu, ailelerin ne süre hekime başvurması gerektiği ile ilgili olarak şunları belirtti:

“Önce evde kolay tedbirler alınmalı. Fakat bu hayat kalitesini eğer ciddi bozuyorsa, aile ile çocuğun ilişkisini bozuyorsa ve en önemlisi çocuğun psikolojisini bozuyorsa o süre doktora uygulamak gerekli. Şunu iyi anlamak lüzumlu; gece yatak ıslatmanın sebebi psikolojik değil, fakat fiilen bu problem sonuçta çocuklarda önemli bir öz benlikte sorun yaratabiliyor. O yüzden hayat kalitesini etkiliyorsa mutlaka doktora başvurulmalı. Beraber eşlik eden gündüz semptomları da varsa başvurmak gerekli. Tedavilere karşın dirençli olgular varsa doktora gerekir. Dolayısıyla paniklemeden önce basamak basamak ev içinde bir takım tedbirler alınmalı ama dirençliyse ve dediğim bulgular eşlik ediyorsa hekime başvurulmalı. Gece idrar kaçırma çocuğun kendiyle barışıklığını, hayat kalitesini ciddi bozan problemler yaratıyor. Yoksa gece yatağını ıslatan bir çocuğa daha çok idrar yolu enfeksiyonu geçiriyor gibi bir şey söylememiz doğru değil fakat öz güveni anlamında mutlaka yaşam kalitesinin artırılıp çocuğun alışılagelmiş sosyal hayatına kazandırılması lüzumlu. Sporcu bir çocuk düşünün turnuvaya, kampa gidecek başarılı bir sporcu ama arkadaşlarıyla buna gidemiyor, kuzenleriyle, akrabalarıyla kalacak kalamıyor. Dolayısıyla bu yaşamdan koparmamak namına çocukları bir lahza önce öz güvenlerini sağlamak namına tedavi etmek lazım.” 

Yorum yapın