Oğlu ve evli olduğu erkek tarafından şiddete maruz bırakılan kadından yardım çağrısı

2 yıldır evli olduğu erkek ile oğlu göre somut ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığını bildiren 50 yaşındaki Gülser Atıcı, her lahza ölüm korkusuyla yaşadığını ve sesini duyurmak istediğini söyledi.

Oğlu ve evli olduğu erkek tarafından şiddete maruz bırakılan kadından yardım çağrısı

Kocaeli ’nin Çayırova ilçesinde yaşayan 2 çocuk, 3 torun sahibi 50 yaşındaki Gülser Atıcı, özellikle son 2 yıldır evli olduğu erkek M.A. (50) ve oğlu Ş.A. (30) kadar fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığını açıkladı.

Atıcı, bundan böyle her gün ölüm korkusuyla yaşadığını ve sesini duyurmak istediğini söyledi.

“BOĞAZIMA KEMER TAKILDI”

İHA’nın haberine göre; Atıcı şunları söyledi: “Son 2 sene bedenen şiddet görüyorum, psikolojik olarak güç görüyorum. 2 yıl her tarafım mor gezdim. Eşim tarafından boğazıma kemer takıldı. 2 kere öldü diye bırakıldım. Gözüm patlatıldı, gözüm patlak olarak gezdim. Bir benzeyen bunu yapmaz diyorum, az çok tanıyorum. Ama son 2 yıldır yaptıkları inanılır gibi yok. Psikolojik zor, fiziken güç, her türlü zorlama var. Beni 2 kere öldü diye bıraktı. Birinde boğazıma kemer taktı, birinde de elleriyle boğdu, öldü diye bıraktı beni. Bu sürekli devam ediyor, hala devam ediyor. Biz fiilen Gültepe ’den Avcılar ’a taşındık. Avcılar ’da kendi evimizde ikamet ederken, bu kavgalar devam ediyordu, Sinop ’a gittik, konut tuttuk. Orada bir buçuk sene yaşadık. Huzursuzluklarımız devam etti. Oradan her yerde Avcılar ’a kendi evimize geldik. Buradaki son 2 yıl fiziken, ruhen, fiziksel olarak, intihara sürüklendim ben, intihara kalkıştım. Bu psikolojik baskıya, dayağa dayanamadım. Tüm psikiyatrist doktorlara gittim fakat ‘Hiçbir şeyin yok ’ dediler. Ben şiddeti kimseye anlatamadım. Buradan herkese bir anne olarak sesleniyorum, bir ‘evlat’ deyin, bir ‘abla’ deyin, bir ‘teyze’ deyin fakat bir kadın olarak diyorum; sesimi duyun. Lütfen, bundan böyle son raddeye geldi.”

“ARTIK NE VAKIT ÖLDÜRECEKLER DİYE BEKLEYEMİYORUM”

Uğradığı kuvvet nedeniyle her lahza vefat korkusuyla yaşadığını anlatan Atıcı, şu ifadeleri kullandı:

“Oğlum geçen gün geldi, babasıyla tartıştığımızdan nedeniyle karakola gittiğim için kapının önünde beni bekliyormuş. Eve geldim, onu görünce benimle konuşacak zannettim. Direkt ağzıma sarıldığı gibi beni boğuyordu. Saniyeler içinde kurtuldum, komşulara bağırdım. Takviye istedim, polisi bile arattırmadı. Üzerime geliyor diye açık havada çıktım, haricen merdivende bile hala tekmeler atıyordu. Bu ölüm, diğer bir şey değil. Artık ne süre gelip öldürecekler diye bekleyemiyorum, yeter artık. Ben çaresi nedir bilmiyorum. 2 gün önce karakolluk olduk, oğlum beni mahkemeye verdi, ben onu mahkemeye verdim. Elinden saniyelik kurtuldum. Kolumda morluklar var, elimde morluklar var. Babası tarafından da 2 sene morluklarla gezdim. bir defa eşimi şikayet etmek için sivil polise gittim, karakola dek gittim, geri döndüm. ‘Aile’ dedim, kıyamadım. Oğlum da sürekli küfür, hakaret ediyordu. Gelip de boğazıma dayandı, sahiden elinden güç kurtuldum. 2 eliyle abanmış, inanılır gibi değil. Yaşayan bilir. Bir evlat göre, bir benzeyen tarafından, hiç kimse yaşamasın. ’35 sene’ dedim, ‘aile’ dedim, ‘evlat’ dedim, ne derseniz, adını ne koyarsanız koyun. Bundan sonraki süreçte şiddete uğradığım her an davacı olacağım. Evlat sahiden natürel daha ağır basıyor. bundan başka, ‘yeniden gelip yapar mı? ’, ‘Bunu yapan herkese mi yapar? ’ diye düşünüyorsun. Ben rahatsızlık içindeyim. 2 yılda 100 yılı yaşadım” diye konuştu.

Yorum yapın