Sanata ve gençliğe düşman bir iktidar

Burslar eriyor, öğrenciler de günbegün yoksullaşıyor. Enflasyona yenik düşen burs ve krediler sebebiyle öğrenciler, sinema ve tiyatro salonlarının yolunu unuturken konserler de hayallerde kaldı. Sanat düşmanı iktidarın eseri, mağdur genç sanatçılar ve öğrenciler oldu.

Sanata ve gençliğe düşman bir iktidar

Nazlıcan UZUNER

Enflasyona karşısında her geçen gün eriyen burslar, öğrencileri esas ihtiyaçlarının yanı sıra sosyal aktivitelerden de koparıyor. Böylece oysa öğrenciler, konsere, sinemaya, tiyatroya gidemez oldu. Pandemiyle mücadelede sesi kısılan müziği gençler uzun zamandır dinleyemiyordu. AKP iktidarının gençleri kültür sanattan kopardığını vurgulayan gençler, enflasyona aleyhinde koyamayan burslar nedeniyle yoksullaştıklarını söylüyor.

KYK kredi ve burs artışları enflasyonun aşağı kalırken, kültürel aktivitelere bulunma için verilmesi gereken paranın her gün kat kat artıyor olması gençler için kendine sosyal ve kültürel alanlarda yer bulmayı zorlaştırıyor. Bugünlerde ülkenin dört bir yanına ‘barınamıyoruz’ diye haykıran gençler, ülkedeki değişimi ve çevremizde artan bir şekilde daralan çemberi en brülör biçimde hisseden kesim oldu. Gençler için en esas haklar bile lüks gibi görülürken, sosyal ve kültürel yaşam iyice keyfi ve istisnaiymiş gibi yaratılan hava hemen hemen gençlerin yaşam alanını kısıtlıyor. Zorlanmadan öğrenci hayatı yaşayabilmek, kira ve ev alışverişlerinden daha sonra cebimizde para kalmasını istemek yararsız değil, sinema tiyatro gibi etkinlikler olabilmek arzu etmek fazla istekler değil.

Pandemiyle birlikte sorunları daha brülör ışık halkası gelen genç müzisyen Tuğçe Mutluay ve tiyatrocu Canberk Gültekin ile konuştuk.

Pandemide artan yoksulluğun en fazla da genç ve mesleğinin başındaki sanatçıları vurduğunu bildiren Müzisyen Tuğçe Mutluay, “Pandemi döneminde önemli bir idareli depresyon yaşadık. Müzik Susmasın Projesi zarfında Kültür Bakanlığı kadar yapılan aylık 1000 TL’lik yardımlar ile ağzımıza bal çalınıp gerçekten ‘Müzisyen Sussun’ projesi yaratıldı” diyerek karşı çıktı.

KÜLTÜR VE SANATA YASAK VAR

Artan bilet fiyatlarının nedenin iktidarın politikalarının bir eseri olduğunu kaydeden Mutluay, “Alışveriş merkezlerinin 14 saat açık olduğu dönemde müziğe, hatta tüm kültür sanat faaliyetlerine uygulanan yasakların devam etmesi ile doğrusu iktidarın hassasiyet geliştirdiği noktanın halkın sağlığı değil sanat düşmanlığı olduğuna hep beraber şahit olduk” dedi.

İktidar eliyle sanattan koparılmak istenen öğrencilere seslenen Mutluay, “İktidarın derin bir çukura sürüklemek istediği hayatlarımızı, kendi içimizde gösterdiğimiz dayanışma ile umudumuzu sırtımıza alıp, sanatı yeşillendirmeye; sessizliğe yankı olana dek direnç göstermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“Pandemi sürecinde sanatçıların yüzleşmek zorunda olduğu yıkımın 2 boyutu var; bedensel ve manevi” diyen Genç Tiyatrocu Canberk Gültekin, “Pandemiden önce bile bizim gibi genç ekipler ve oyuncular için tiyatro yerine getirmek idareli açıdan zaten hayli zorken, pandemi bunu imkânsız ışık halkası getirdi. Çünkü keza salonların kapasitesi azaldı hem de oyun maliyetleri arttı. Bilhassa pandemi döneminde, hiçbir devlet kolaylaştırıcılığının olmadığı bu durumda ayakta kalmak keza sahneler ayrıca de genç ekipler için sahiden baskı” şeklinde konuştu.

SANATÇI DA MAĞDUR SANATSEVER DE

Genç sanatçıların “Acaba sanatımı hiç yapamayacak mıyım?” sorusuyla karşısında karşıya kaldığı bir dönemden geçtiklerinin altını çizen Gültekin, “Birçok genç oyuncu yaşayabilmek ve geçinebilmek için kafeler ve barlarda çalışıyor, kendi işini ve sanatını yapamadığı için mutsuz oluyor. Gelecek kaygısı sadece hesaplı olarak yok mental olarak da kendini sert bir biçimde gösteriyor. Genç oyuncular için ayrıca geçinmek hem de sanatını icra edememe durumuyla baş etmek çok zor, hatta imkânsız. Eğer bunun önüne geçilmezse ülke fazla yetenekli bir kuşaktan faydalanamayacak” ifadelerini kullandı.

Yorum yapın