Taliban’ı da tanıyanı da tanımıyoruz!

author

SELİN NAKIPOĞLU

2021.08.28 04:00

15 Ağustos’ta Afganistan İçişleri Bakanlığı, Taliban’ın başkent Kabil’e her yönden girmeye başladığını açıkladı.

Bütün Afgan halkı kâbusları olan Taliban yönetimine terk edildi.

Eşit koşullarda, toplumsal cinsiyet temelli olarak ayrımcılıktan ve erkek şiddetinden uzak bir yaşam kurma hedefinde olan bireyler olarak Afganistan’ı İslam Emirliği’ne çeviren Taliban’ın bitmiş yönetimde olmasının özellikle Afgan kadınları, kız çocukları ve LGBTİ+’lar için ne kavrama geldiğini mükemmel biliyoruz.

Taliban’ın inançta ortaklaşacak ve tanınacak bir yönetim değil, bayan ve insan hakları düşmanı bir suç örgütü olduğunu da çok iyi biliyoruz.

Şeriat ile yönetilmeye ve şeriatın iktidara gelme çabasına karşıyız. Toplumların hür, eşitlik ve barıştırma içinde yaşamaları için laikliğin vazgeçilmez önemde olduğunu biliyoruz, o sebeple Taliban zihniyeti ile uğraş etmemiz gerektiğinin de bilincindeyiz.

Çünkü bırakın kadınların karar mekanizmalarında ve yönetimlerde yer almasını, Taliban rejiminde kadınlar okumayacak, kız çocukları 13 yaşından itibaren devletin kontrolünde olacak, kadınlar ücretli çalışmayla ilgili sert kısıtlamalara maruz kalacak, çocuklar ufak yaşta cebren evlendirilecek, kadınlar tek başına seyahat yapamayacak, yüksek sesle gülmeyecek, bağırmayacak, 12 sınıftan itibaren erkek öğrencilerle birlikte kadın öğretmenler olmayacak ve kadınlar burka giyecek. Mesele sadece burka değil, yakın gelecekte maruz kalınacak çok daha ağır koşullardan bahsediyoruz.

Tablo böyleyken ve ama bir takım devletler değişen ulusal çıkarlarına tarafından davranıp Taliban’ın zihniyetini makbul bildiri ederken, dünyanın dört bir yanından aktivistler ise Kabil ve çevresinde sıkışıp kalan kadınlar, kız çocukları ve LGBTİ+’lar için çabalamakta.

Peki, herkes bu çabada mı? Ne yazık ancak hayır. Mesela bu topraklarda ‘Taliban fazla değişti’ deneceği, Taliban zihniyetinin övüleceği hiç aklınıza gelir miydi? Şaşırmayı özlediğimiz olağandışı zamanlardan geçiyoruz ya, işte bu da oldu.

TALİBAN’A ÖVGÜ DERNEĞİ

‘Taliban’ın inancıyla zıt yanımız yok’ diyen Cumhurbaşkanı’nın beyanı ertesi Cumhuriyet Kadınları Derneği’nden de bir tanımlama geldi.

15 Şubat 1997’de gerçekleştirilen ‘Şeriata Karşı Kadın Yürüyüşü’nden sürat alarak kurulan Cumhuriyet Kadınları Derneği, 21 Ağustos 2021’de Taliban’ı selamladı. Dernek Afganistan’da ileriki süreçlerde Taliban’ın demokrasi, insan hakları ve kadın hakları konusunda saygılı bir idare biçimini benimseyeceğine inandığını açıkladı. “Şeriatla yönetilecek bile olsa, Afgan halkı laikliğe dünden daha yakındır” gibi tarihe geçecek karanlık bir tümce kurabilen, Taliban’ı Afganistan için meşru bir seçenek olarak görebilen, Taliban’dan çağdaşlaşma, bayan-erkek eşitliği geleceğini iddia edebilen dernek, akıllara ziyan güzellemeleri ile canavarı beslemiş ve şeriat ile yönetilmeye karşı tarafını net bir şekilde belirlemiş oldu. Tabii bundan sonra kadınların, kız çocuklarının ve LGBTİ +’ların maruz kalacağı hak ihlalleri için de pay sahibi olacaklarını da…

Çünkü apaçık su götürmez bir reel var. Bütün İslamcı örgütler kadınlar, kız çocukları ve LGBTİ +’lar için benzer hayatı tahayyül ediyor ve de maalesef hayata geçiriyor.

BBC’nin haberine kadar, Taliban’ın Şeriat Yasası eşcinselliği kesinlikle yasaklıyor ve ölümle cezalandırılıyor. Geçtiğimiz günlerde Afganistanlı yönetmen Sahraa Karimi Taliban’a karşısında dayanışma çağrısında bulunarak: “Dünya bize sırtını dönmemeli. Afgan kadınlarının, çocuklarının, sanatçılarının ve sinemacılarının sesi olmanıza, yardımınıza ihtiyacımız var.” dedi.

Acıdır fakat, kadınlar, kız çocukları ve lgbti+lar bir hafta içinde hayatlarının gözlerinin önünden kaybolmasını izliyor ve “Bizim için bir gelecek değil” diyorlar.

Bu tüyler ürperten duruma sessiz kalmayan Eşitlik İçin Bayan Platformu (EŞİK) , Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesi üstüne kaygılarını anlatan basın açıklaması yayımladı. ABD’den Kanada’ya, Hindistan’dan İran’a, Brezilya’dan Almanya’ya, Türkiye’den Afganistan’a 300’u aşkın feminist, aktivist ve gazetecinin katıldığı ivedi dayanışma toplantısı gerçekleştirdi. Bu toplantıdan çıkan mesaj, “Taliban’ı tanımıyoruz, tanıyanı da tanımıyoruz” oldu. Platformun 18 Ağustos günü yayınladığı “Afganistan’ın Taliban yönetimine terk edilmesini, Taliban yöntemleri değin zalim buluyoruz!” başlıklı basın açıklamasından* sonra Cumhuriyet Kadınları Derneği’nden Taliban’ı tanıdıklarını ve selamladıklarını açıklama ettikleri, EŞİK’i kınayan ve de hedefe bölge açıklama geldi.

Bununla da bitmedi EŞİK, Ulusal Kanal ve Parlak gazetesi tarafından hala daha süren saldırılara ve iftiralara maruz kalıyor.

Tüm bu olanlara şahitlik ederken olur ya de bininci kere Mahir Çayan ne kadar haklıymış Aynılar aynı yere, ayrılar ayrı yere derken diyor insan.

Ezcümle, saldıranlar nafile uğraşa dursun, EŞİK tüm kadınları böl – yönet politikalarına inat emperyal güçler aralarında seçim yapma mecburiyeti hissetmeden, kendi çıkarları için dünyayı cehenneme çeviren emperyal güçlerin hepsine aniden karşısında çıkmaya, bağımsızlık, denklik ve laiklik mücadelesine katılım için çağırmaya devam ediyor.

Afganistan bu günlerde bir geçiş sürecinde, bu sürecin nasıl ve ne yönde ilerleyeceği en çok kadınların, kız çocuklarının ve LGBTİ +’ların hayatlarını etkileyecek. Dünyanın dört bir yanından marifetli, etkili ve etkin mücadelelerin ortaya çıkması gerekiyor. Çünkü kadınların, kız çocuklarının ve LGBTİ +’ların hayatlarının Taliban’a teslim edilmesi neredeyse soluksuz kalmak gibi.

*https://esikplatform.net/afganistanin-taliban-yonetimine-terk-edilmesini-taliban-yontemleri-değin-acimasiz-buluyoruz/

Yorum yapın